
vicdan bir insanın en hakiki mürşitidir kardeşlerim.

vicdan bir insanın en hakiki mürşitidir kardeşlerim.

Şair mutluluğu tek başıma arıyorum demiş, mutluluk bir başına bulunmaz kardeşlerim. Biz böyle gördük atamızdan. Aynı pilava kaşık sallayacaksın ki mutluluk paylaşılsın. Bizim oğlan mesela, üniversiteyi bitirdi allahtan, bir çalım bir tavır. “Ben sizle yemek yemem, ne gerek var böyle feodal düşünceye” diyor..Anasını da üzdü beni de. Biz hanımla 36 senedir aynı masada yeriz. Beraber yemek yiyen insanlar birbirlerine daha dost olurlar kardeşlerim. Boş konuşmuyoruz.
(Kaynak: auch)
Kardeşlerim, Ünye Fatsa arası çekişme malum. Bilirsiniz tanıdığınız varsa. Samsun’un bu iki güzel ilçesi birbirleriynen çekişirler, yeni deyimle tatlı rekabet. Mesela Ünye’ye gidin, “ünye lokumu” dedikleri bir poğça var, Fatsa’da aynısına “fatsa lokumu” derler.
Sanıyorum ki, Ünye’den Fatsa’ya gelin giden kızlar mutfakta öğrendiklerini de götürüyorlar. Şimdi bu böyle kardeşlerim.
Yine de köy yeri, dedikodusu var şeyi var. Ben İstanbul’da rahatım kardeşlerim, azıcık aşım ağrısız başım. Hısım, akraba dedikodusundan yılmışım ben.
69 senesinde İstanbul’dan yaz tatili için köye gideyim dedim gerisin geri zor döndüm valla kardeşlerim, ama yine giderim anne tarafımın köyüne 2 senede bir giderim gelirim, ata töre biliriz kardeşlerim o kadar da boş değiliz.
O sene Orhan Gencebay’ın plakları memleketi sallıyordu kardeşlerim aklıma geldi, kendisi de Samsun’ludur , bilir herhalde Ünye mi Fatsa mı ne lokumuysa artık, onların yöresinin yemeği sonuçta.
(Kaynak: biskotin)
Genç kardeşlerimiz “İstanbul Çıplak” diye bir belgesel çekmişler gönderdiler sağolsunlar. Yani İstanbul’da neler oluyor ne bitiyor adım adım, kentsel dönüşüm diyorlar kardeşlerim, rant rant. Öyle anla sen.
Züğürdün malı zenginin çenesini yoruyor kardeşlerim.
Kardeşlerim, İstanbul çok değişti. Değişiyor. Gün geçmiyor ki belediye vatandaşı mahallesinden etmesin. Yollardayız, görüyoruz. Bir gidiyoruz mesela, orayı bir daha göremiyoruz kardeşlerim. Ayvansaray yok mu? Ayvansaray’da neler oldu, Edirnekapı’da, Tarlabaşında. Evvelallah takipçisi olucaz bu konuların kardeşlerim.

kardeşlerim hayat pahalı, simit 1 milyon olmuş, gerçi çinden susam mı ne gelmiş 500e satan da var görüyorum arada.
tabii ben simidi karaköyden alırım kardeşlerim, bankalar caddesinin aşağısında bi simit fırını var ordan alırım, ordan yiceksin ki anla simit yediğini, küçük bi fırın böyle, nasıl diyeyim, içeriye bunun gibi 3 taksi zor girer. küçük ama çok işlek kardeşlerim. civan gibi iki delikanlı çalışıyor içerde, kaç tane seyyar arabaya simit veriyolar kim bilir.
alırım simidimi ordan, ayıptır söylemesi az da eski kaşar kestiririm orda bi büfe var ordan, bi de ocakta duble çay söylerim, buyrun size ziyafet kardeşlerim
rahmetli babam simide susamlı kebap derdi bak akılma geldi şimdi heh heh, o da çok severdi benim gibi, mekanı cennet olsun…
Dudullu yok mu, ormandı orası hep kardeşlerim. Yaşı yeten hatırlar, yol geçmiyordu orada, müşteri çıktı mı kusura bakmayın hanımefendi veya beyefendi derdik cinsiyeti neyse artık ona göre konuşurduk.
Selamın aleyküm kardeşlerim. Başbakanı taşladılar, Artvin Hopa yok mu? Solcu ilçe tabi. Polis çok sert girdi kardeşlerim.
Hopa’daki Basına yansımayan görüntüler
(taylantugut gönderdi)
Alem adamdı Özal. Semra Özal karısı var ya çok kudretli kadındı kardeşlerim, devlet işlerini yürütüyormuş kocasınnan o devirler. Bizim Suphi var, hanımın görümcesi tarafından, bana feysbuktan bu fotoğrafı göndermiş, işte sen bir ara ANAP’ta şöförlük yaptın diye. Onu ayrı anlatırım Özal’ın talimatıyla giriyorduk körfez savaşına kardeşlerim, tontonluğuna aldanmayın kardeşlerim.
kardeşlerim özel hayatımı pek konuşmam, müşterinin yanında da, bu özel hayattır , ne sen bana anlat ne de ben sana…değil mi ama? Neyse bizim kayınço manisa’ya memleketine döndü, ufak ufak armuduydu, inciriydi, getir götür, kardeşime söyliyim, emeklilik işleri, biz direksiyon sallıyoruz hala kardeşlerim. Neyse bunun da dayısından kalma torosu varmış, şu taksiden inmek nasib olmasın, koltuğuna oturamazsınız kardeşlerim, öyle döküntü, biraz bakım yapmış trafikten tanıdığı polise göstermiş boyası idare edermiş derken, şimdi torosla gidip geliyormuş kasabaya, şehire. Ama çekilecek araba değil aslında da, orda kullanılıyo kardeşlerim, o yollarda gidiyor toros.